Suyun Mimariye Yön Verdiği Proje: Barcelona House

İngiltere merkezli Ström Architects, Barselona kıyısında konumlanan Barcelona House projesinde mimariyi sadeleştirerek manzara ve su deneyimini merkeze alan bir yaşam alanı kurguladı. Yapının tam camla kaplı köşesi, Barselona ve Balear Denizi’ne kesintisiz panoramik görüşler sunarken, terasa açılan sonsuzluk havuzu bu manzarayı doğrudan yaşamın bir parçasına dönüştürüyor.
| UK-based Ström Architects has designed Barcelona House, a coastal residence that embraces a minimalist approach, placing views and the experience of water at the centre of the living environment. A fully glazed corner offers uninterrupted panoramic views of Barcelona and the Balearic Sea, while the infinity pool extending from the terrace transforms into an integral part of everyday life. |
Kaliforniya’daki modernist Case Study Houses projelerine referansla tasarlanan konut, “sessiz lüks” yaklaşımıyla öne çıkıyor. Bu doğrultuda mimari, geri planda kalırken; ışık, ufuk çizgisi ve özellikle su ile kurulan ilişki ön plana çıkıyor.
Stüdyonun kurucusu Magnus Ström, projeye ilişkin olarak, “Amacımız gereksiz detay katmanları eklemek değil, evi en temel bileşenlerine indirgemekti. Buradaki deneyim; ışık, ufuk ve iç mekân ile dış mekân arasındaki akış etrafında şekilleniyor” dedi.
Eğimli arazi ve yapılaşma sınırları, yapının kısmen topografyaya gömülen iki katlı bir çözümle ele alınmasına neden oldu. “Ters” plan kurgusuyla alt katta misafir odaları ve teknik alanlar yer alırken, ana yaşam alanları üst kata taşındı.
Projede havuzun konumlandığı üst kat, geniş açıklıklarıyla tek katlı bir pavyon etkisi yaratıyor. Yaşam alanından sürgülü kapılarla doğrudan erişilen teras ve sonsuzluk havuzu, iç mekân ile dış mekân arasındaki sınırı ortadan kaldırıyor. Havuz, denizle görsel olarak birleşerek kullanıcıya kesintisiz bir ufuk deneyimi sunarken, mimarinin sade diliyle birlikte güçlü ama dingin bir atmosfer oluşturuyor.
Alt katta ise eğime gömülü şekilde çözülen yatak odaları, teknik hacimler ve geniş bir garaj bulunuyor. Bu kurgu sayesinde yapı, üstten bakıldığında sade ve tek katlı bir kütle olarak algılanıyor.
Yapının ön cephesinde yer alan ve ana yatak odası ile çalışma alanını örten dökme beton çatı, ince bir kolonla taşınarak cam yüzeylerin önünü tamamen açıyor. Bu sayede havuz, teras ve deniz manzarası kesintisiz bir perspektif içinde algılanıyor.
Ström, bu cam köşenin Pierre Koenig’in ikonik Stahl House’una doğrudan bir gönderme olduğunu belirtiyor.
Malzeme seçiminde de sadelik ön planda tutulmuş. Üst katta beton plaklar ve düşey ahşap kaplamalar kullanılırken, alt kat yerel taşla kaplanarak yapının araziyle bütünleşmesi sağlanmış. İç mekânda ise açıkta bırakılan beton yüzeyler ve ahşap detaylar, manzara ve havuzla kurulan görsel ilişkiyi destekleyen sakin bir arka plan oluşturuyor.
Projede kullanılan tüm malzemelerin Akdeniz iklimine uygun seçildiği belirtilirken, tasarımın temel yaklaşımı “gereksiz olanı ortadan kaldırarak, mekânı ışık, manzara ve suyla tanımlamak” olarak özetleniyor.
2010 yılında kurulan Ström Architects, daha önce de benzer modernist referanslarla İngiltere’de konut projeleri geliştirmişti.


Bir cevap yazın