“Serapool’un Projeye Özel Alternatif Ürünler Sunması, Tasarımlarımızda Eşsiz Eserlere İmkân Sağlıyor”

Tüm tasarımlarında farklılığı odak noktasına alan ve her yaştan kullanıcıya uygun birbirinden özel projeler sunan Tasarımcı, Peyzaj Mimarı ve Yüksek Mimar Tülay Tosun, ulusal ve uluslararası alanda adından sıkça söz ettiriyor. “Tasarımlarımda yer alan havuzlarım, Serapool sayesinde daha özel, özenli, uzun ömürlü ve hijyenik oluyor.” diyen Tülay Tosun, Serapool’un farklı projeler için sunduğu çözümleri, mimarlar için sağladığı avantajları ve Serapool ürünlerinin nitelikli projeler için önemini anlattı.
Tülay Tosun ve ekibi olarak yurt içi ve yurt dışında pek çok projeye imza attığınızı biliyoruz. Öncelikle mesleki geçmişinizden ve imza attığınız projelerden kısaca bahseder misiniz?
Mesleki yolculuğuma 1986 yılında Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nden mezun olduktan sonra, kendi işimi kurarak başladım. Mezun olduğum yıllarda peyzaj mimarlığı ile ilgili çok fazla argüman ve dokümanın yanı sıra, Antalya’da bilgi alabileceğimiz tecrübede meslektaşlarımıza pek rastlamıyorduk. O günler gerçekten çok zorluydu. Öncelikle bu mesleği anlatmak için epeyce çaba harcadım. O zaman bir daktilom vardı ve “Peyzaj nedir?” “Peyzaj mimarı kimdir?” “Ben kimim?” “Ne iş yapıyorum?” gibi soruların yanıtını dört beş sayfalık dosya kağıdına yazdım ve bir tanıtım yazısı oluşturdum. Görüştüğüm kişiler, öncelikle Peyzaj Mimarlığı mesleğini anlamaya çalışırlardı. Her gittiğim yere o dosyayı bırakırdım.
İdealistlik ve meslek aşkı daha sonraki yıllarda Meslek Odamızın kuruluşunda aktif rol oynamamı sağladı. Önce Peyzaj Mimarlığı Derneği Antalya Şubesi kuruluşunda ve başkanlık görevinde bulundum. TMMOB, PMO Antalya Bölge Şubemizin Kurucu Başkanı ve ilk seçilmiş başkanı olarak bu süreçte onurla görevler üstlendim. Her projede, kendime ve bilgime olabildiğince fazla yeni şey katmaya çalıştım. Amacım; bir tasarımcı olarak ekibimi, ofisimi ve yaptığım eserleri Antalya’dan dünyaya tanıtmak, dünya markası olmaktır. Bu amaçla her sene dört beş projeye imza atıyoruz. Her projenin yüzde yüz başarıya ulaşması için çok büyük emek veriyoruz.
“Tasarladığımız havuzlarda yer alan Serapool ürünleri, otel tesislerine değer katıyor”
Antalya ve çevresindeki projelerinizde ve uluslararası arenada birçok başarılı işe imza attınız. Öncelikle gerçekleştirdiğiniz projelerinizden bahseder misiniz? Özellikle havuz tasarımlarında kullanılan Serapool ürünlerinin tasarımlarınıza katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu ürünlerin uzun ömürlü olmasının sizin için anlamı nedir?
Turizm tesislerinde çok fazla tecrübe edindim. Kundu bölgesinde, 8 eserde bizim imzamız bulunuyor. Yan yana olmalarına rağmen her biri kendi içinde en güzeli oldu. Bunun dışında Belek, Manavgat, Kemer bölgelerinde de gururlandığımız projelerimiz gerçekleşti. Kısacası çalışmalarımızı Antalya ve çevresinde yoğunlaştırdık. Kempinski The Dome Hotel, Stone Grubu Royal Otelleri, Royal Wings ile başlayan projelerimiz, Royal Dragon, Royal Holiday Palace, Royal Alhambra, Royal Taj Mahal, Royal Seginus ve Akra Fethiye The Residence TUI Blue Sensatori Hotel ile devam etti. Yine Barut Otellerinin farklı projelerine zaman zaman tasarımlarımızla destek veriyoruz. Ayrıca Özyer Grup Liberty Lara, Liberty Lykya, Liberty Fabay, Liberty Kuşadası Hotel ile heyecanlı ve başarılı projeler yaptık. Papillon Belvil, Turan Prince, Novum Garden Side, Sherwood Hotelleri gibi portfolyomuzda yer alan önemli eserlerimizden her zaman büyük mutluluk duyuyoruz.
Bunun yanı sıra global projelerimiz mevcut. Bu projeler bizim dünyadaki izlerimiz. Bu bağlamda ilk yurt dışı projemiz, 2005 yılında yaptığımız Yunanistan’ın Girit adasındaki Fodele Beach Hotel. O projeyle Tatil Köyü, Resort ortamında başarısı büyük, alanı 5 bin metrekare olan bir Aquapark tasarımı gerçekleştirdik. Birkaç yıl sonra otelin renovasyonu yine bizim tasarımlarımızla yapıldı. Orada yaptığımız beş bin metrekarelik Aquapark projemiz neredeyse her yıl dünyanın en iyi 10 Aquapark’ı arasında yer alıyor. Tüm bunların yanı sıra Azerbaycan’da, Mısır’da, Abu Dabi’de, Arabistan’da, Bulgaristan’da, Kuveyt’te birçok projemiz var.
Turizm tesislerinde havuzun değeri çok fazla. Dolayısıyla tasarladığımız havuzlarda yer alan Serapool ürünleri, gerçekten otel tesislerine artı değer katıyor. Uzun ömürlü, gerçek porselen malzeme, kaymaz ürünleriyle güvenli kullanım sağlıyor ve uzun yıllar o kaymazlık asla etkisini kaybetmiyor. Renk ilk günkü gibi kalıyor. Doku, gerçekten çok keyifli. Uzun ömürlü, sürdürülebilir tasarımlara imza atan bir tasarımcı olarak daha ne isteyeyim ki? Var ol Serapool!
Serapool ile iş birliğiniz ne zaman ve nasıl başladı? Bir peyzaj mimarı olarak Serapool vizyonu ile ilgili en çok dikkatinizi çeken, en beğendiğiniz noktalar neler oldu?
Serapool markasını, 2004 yılında iddialı havuz tasarımlarımı gerçekleştirdiğim Kempinski The Dome Hotel projesinde tanıdım. Serapool’u o yıldan beri hiçbir zaman yanımdan eksik etmedim. Tekrar etmediğim havuz tasarımlarımda bana çok fazla alternatif malzeme sunuyor. Bu da tasarımlarımızla ortaya çıkan eşsiz eserlere imkân sağlıyor.
Kempinski The Dome Hotel tasarım projesinde, otel binasının konseptine uyarak Selçuklu mimarisi konseptinde bir havuz tasarladım. Selçuklu mimarisinin taç kapısı vardır. O taç kapıyı havuza taşıyıp, iki boyutlu olarak yere yatırdım. O kapının izi, kırık blok taşları ve kapıyı oluşturan taş döşemeleri, bizim havuzumuzun sınırına ve içindeki desenine ilham kaynağı oldu.
Zemindeki pötikare, koyu, açık büyük damaları yan duvarlara taşıyarak uygulamayı iyice zorlaştırdım. İşte bu projeyi yapabilecek, hem uygulama hem de ürünü doğru anlamda yerli yerine getirebilecek bir firma gerekiyordu. Yatırımcı beni Serapool ile buluşturdu. Serapool’a hayalimi, tasarımımı anlattım. Beni dinlediler ve bunun gerçekten zor bir proje olduğunu, deneyeceklerini belirttiler. Proje, hem uygulayıcı ekip tarafından hem de Serapool’un gayretiyle yüzde yüz başarıyla tamamlandı. Oteli her ziyaret ettiğimde, havuza her baktığımda keyif aldığım, o günlere gittiğim bir projemdir, benim için çok özeldir. O günden sonra benim gönlümde Serapool’un yeri bambaşka oldu. Serapool ile her yeni projemde, yeni ürünler için masaya oturduk. Belki zorlayıcı olan taleplerimi de son derece dikkatle dinlediler. Ürün için gerekli zamanlarda yatırım da yaptılar ve bu yatırım benim dışımda birçok tasarımcıya da ufuk açtı.
“Serapool hayallerime gerçeklik boyutunda lezzet katan, onu gerçekleştirmek için emek veren, farklı ürünlerden hiçbir şekilde vazgeçmeyen, son derece vizyoner bir marka.”
Serapool firmasının kurucusu Sayın Mehmet Gönenç Bey ve sevgili ekibi gerçekten çok kıymetliler. Her kurduğum hayali Serapool ile paylaştım. Onlardan farklı ürünler talep ettim. Farklı ebatlar, farklı renkler, farklı dokular istedim. Öyle vizyoner bir firma ki bizlerin taleplerine hep kulak verdiler. Bizim taleplerimize göre AR-GE çalışmalarıyla yeni ürünler denediler. Ben ve benim gibi diğer tasarımcılardan beslenmeyi, onların hayalini gerçekleştirmeyi, bunun için de yatırım yapmayı hedef alan, bu konuyla ilgili hiçbir şekilde yorgunluk hissetmeyen bir ekip. O yüzden çok mutluyum. Her zaman gelişmeye açık bir marka.
Bir hayal kuruyorum ve Serapool ekibiyle toplantı yapıyoruz. O toplantıda bir proje için konuşuyoruz ve o yaz boyunca yeni ürünler için çalışmalar başlıyor. Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Sonrasında ortaya projeye özel ürünler çıkıyor ve bu ürünler projeyi özelleştiriyor. İşte bu süreç bana inanılmaz keyif veriyor. Bir tasarımcının en önemli özelliği, fark yaratmasıdır. Bir tasarımcı kendini bile kopyalamıyorsa, tekrar etmiyorsa, işte o hâlâ yolunda yürüyen, yeni hayallerin peşinde olan tasarımcıdır.
| “Serapool benim hayallerimi kendi ürünleriyle gerçeğe dönüştürerek imzasını attı.” |
Betonarme havuzlarda kaplama malzemesi olarak seçilen seramik karolar, cam mozaikler ve PVC esaslı malzemeleri; hijyen ve fonksiyonellik açısından karşılaştıracak olsanız nasıl bir değerlendirme yaparsınız? Bu noktada Serapool, projelerinize nasıl bir değer kattı?
Tasarımlarımda ana amacım; yapılabilirlik, sürdürülebilirlik, kalite, standartlar, fonksiyonellik ve estetik olmuştur. 2003 yılında tasarladığım, uygulamasını yaklaşık bir yıl devam ettirdiğimiz, Royal Wings Hotel’in havuzu inanılmaz büyüktü ve göl efektine sahipti. Konsepti de modern tropikti. Yatırımcımız çok büyük bir havuz istemişti ve ben de 4 bin 500 metrekare bir yüzme havuzu tasarladım. Tasarımda kıyıdan derinliği vermesi için, açıktan koyuya doğru giden bir renk dizaynı ve derinleşme efekti vardı. O zaman Serapool’u tanımıyorduk. Sadece cam mozaiği biliyorduk ve biz o projeyi cam mozaik ile yaptık. Ama sonrasında yatırımcı sıkıntılar yaşadı ve camlar zaman zaman yerinden ayrıldı. O projemizi 20 yıl sonra renove ettik. Özellikle cam mozaik ile ilgili revizyon yaptık ve aynı deseni Serapool ürünüyle döşedik. Artık hiçbir sorun kalmadı. Serapool tanıştığımız günden beri benim her projemde heyecanla yanımda oldu. Benim hayallerimi kendi ürünleriyle gerçeğe dönüştürerek imzasını attı.
Daha önce projelerimizde seramik ürün de kullanmıştık. Seramik ürünlerin dayanımı, zaman zaman çatlaması, yerinden çıkmasıyla ilgili çeşitli sıkıntılar yaşadık. Sonrasında seramik ve porselenin ayrımını öğrendik. Porselen daha beyaz, daha yüksek ısıda pişen bir malzeme. Dolayısıyla dayanımı daha yüksek. Kullandığımız havuzlarda hiçbir şekilde su basıncı, insan kullanımı ve temizlik kaynaklı kopma, kırılma, deformasyonlar yaşamıyoruz. Ayrıca aralarında kullandığımız derz de epoksi derzi olursa kesinlikle tertemiz ve hijyen yönünden başarılı bir ürün elde edilmiş oluyor.
| “Serapool sürdürülebilir, estetik, özgür tasarımlara açık, her zaman tasarımcının yanında olan kaliteli bir marka” |
Projelerinizde tasarım açısından sıra dışı beklenti ve taleplerle karşılaştığınızda Serapool ile olan iş birliğiniz, size ne gibi avantajlar sağlıyor?
Tasarımlarımda yer alan havuzlarım, Serapool sayesinde daha özel, özenli, uzun ömürlü ve hijyenik oluyor. Çünkü bazı yatırımcılar sırf havuz tasarlatmak için bana gelirler ve farklı ürünlerin kullanıldığı, çok güzel desenli, farklı renkleri olan özel bir havuz isterler. Bu bağlamda ben de Serapool’a çok güveniyorum ve bu güven ile özgürce çiziyorum. Hiçbir sınır yok. Renk, desen, ebat konusunda her şeyi üretebiliyorlar. Bu inanılmaz bir şey. Bu vizyonerlik, bu meslek aşkı onlarda da var. Biz sanırım birbirimizi bulduk. Bu nedenle ortaya çok keyifli projeler, tasarımlar çıkıyor ve çıkmaya devam edecek.
Biz tasarımcılar neden Serapool’u tercih etmeliyiz? Çünkü Serapool sürdürülebilir, estetik,özgür tasarımlara açık, her zaman tasarımcının yanında ve kaliteli bir marka. Eğer kalite istiyorsak kaliteli üründen vazgeçmemeliyiz. Bu, tasarımcının dürüstlüğüdür. Yatırımcısına doğruları sunmak, en önemli görevidir.
Akra Fethiye The Residence projesinin sizin için çok özel olduğunu biliyoruz. Bu projeyi tasarlarken nelere dikkat ettiniz?
Tasarım, her zaman hayalle başlar, hayal edebiliyorsak da yapabilme gücümüz artar. Hayallerimizi gerçeğe dönüştürürken de bize birçok yardımcı materyal eşlik eder. Bu süreçte bazen zeminde bir taş, bazen çiçeklerin içerisinde bir bitki, bazen bir su kütlesinin içerisindeki küçük renklerle tasarımı şekillendirir ve özelleştiririz.
Akra Fethiye The Residence Hotel’in oldukça sakin, dingin, huzur verici bir yapısı var. Fethiye’nin batıya doğru uzanan sahil kısmında yer alıyor ve hemen son batı noktasında da doğal bir sığla ormanı mevcut. İçinden akan çok güzel bir nehir var. Tesisin sınırını bu doğal güzellik belirliyor. Hemen bu tesisin yanında yine aynı yatırımcımıza ait Akra Fethiye TUI Blue Sensatori Hotelimiz var. Bu alan, daha önce tasarımını yapıp, uygulamasını başarıyla sağladığımız ve ortaya çıkardığımız son derece beğeni alan yine aynı yatırımcımızın, aynı zincir otelin bir tesisi. O projeyi tasarlarken bu alana son derece hakimdim.

Bu tesisin aslında, bir önce yapılan Akra Sensatori’den farkı, daha kompakt, doğanın içerisinde ve +16 yaş (adult) üzeri konuklara hitap etmesi. Dolayısıyla burayı tasarlarken, konukların odasından çıkıp suyla çok kolay buluşabildiği, ortada Adalar’ın, yeşil bitkilerin olduğu bir ortam ve o bitkilerin havuza yansıyan gölgelerini hayal ettim. İlk bu alanla ilgili içimde hissettiğim tasarım tarzı, konsepti bu şekildeydi. Yatırımcımızla fikrimi paylaştığımda onlar da benimsediler. Araziyi de tanıdığım için o kadar hızlı bir tasarım süreci oluştu ki sanki tasarım aktı diyebilirim.
Projeye ilk başlarken, önce yatırımcımızın hayal ettiği oda sayısı, ebatları ve buradaki yapının verdiği yüksekliklere göre küçük ahşap MDF’den 1/500 ölçekli ahşap parçalar kestirip onun üzerinde bire bir bakarak, odaları kaydırarak nasıl bir görsel oluşturacağımızı yatırımcımıza sunduğum günü dün gibi hatırlıyorum. Hem benim için hem de yatırımcı için gerçekten heyecan vericiydi.
Dolayısıyla bana inandılar, bunun üzerine bu alanla ilgili bir konsept tasarımı hazırladık. Hazırladığımız konsept tasarımını, vaziyet planına dönüştürdük. Ondan sonra da bizim için yapısal ve bitkisel uygulama projeleri, detay çizimleri ile devam eden bir süreç başladı. Her birim, her tasarım gurubu, eminim bu projede olmaktan son derece mutlu ve gurur duyuyor. Ben son derece mutlu ve gururluyum.
Bu hayaller, bize inanan yatırımcılar ve uygulama takımlarıyla gerçekleşiyor. Bu süreçler gerçekten sancılı, yoğun. Ancak gerçekten doğru ekip, doğru proje, doğru alan, doğru yatırımcı bir araya geldiğinde de kalıcı ve güzel eserler ortaya çıkaran bir süreç. Tasarım zaten budur. Her yaptığımız, her hayal ettiğimiz projenin o araziye, o konuya uygun olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Tasarım, birbirini tekrarlamamalı. Bu alan için yaptığımız tasarım sadece buraya aittir ve biz bu düşünceyle, bu inançla bunca yolu devam ettik. Akra Fethiye The Residence de en keyif alarak tasarladığım, içinde bulunduğum, uyguladığım, her fırsatta yenilenmek, dinlenmek için geldiğim bir eser.

“Havuz tasarımlarımda, her zaman her yaştan insanın suyun avantajlarından yararlanması en önemli kuraldır.”
Akra Fethiye Residence projesinin tasarım sürecinde su öğesini ve yüzme havuzlarını nasıl kullandınız?
Akra Fethiye The Residence projesinde, yanda akan çok güzel doğal bir nehir ve etrafını sarmış, sığla ağaçları ile bezenmiş bir sınırımız var. Bu alandaki tesis suyunun denize akması hissi bize doğanın benzeri, doğanın bir esintisi olabilir diye düşündürdü ve tasarım süreci o şekilde başladı. Burada olabildiğince her yer su. Suya odalardan giriş söz konusu ve bir tarafta özel, villa dediğimiz daha büyük konaklama odaları, diğer tarafta da katlar halinde dizilmiş yapılarımız var. Dolayısıyla burada bütün konukların suyun tüm avantajından yaralanması en önemli kuraldı.
Havuzlara gelince, havuz konusunda o kadar çok farklı tasarımlar yaptım ki bugüne kadar, en önemli şey havuzların birbirini tekrar etmemesi. Deseniyle, formuyla, yapısıyla, yüksekliğiyle, derinliğiyle, etrafıyla hepsi tamamen o projeye özel olmalı. Hep bu şekilde tasarım yolculuğuma devam ettim ve böyle devam edeceğiz. Burada da su öğesi gerçekten oldukça fazla. Zeminde görmek istediğimiz desen ve etrafı çok önemli çünkü doğallığı yakalamak, doğaya gönderme yapmak istiyoruz.
Havuzlarımızı, her zaman, her yaştan insanın rahatlıkla kullanmasına dikkat ederim. Mümkünse havuzları yollar ile bölmeyi tercih etmem. Yolları, köprülerle su üstünden geçiririm. Dolayısıyla herkesin farklı deneyimlerine imkân sağlayacak havuzlar hayal eder, tasarlarım. Burası da böyle bir proje. Havuz gerçekten üzerinden köprülerin geçtiği, rampalarla yürüyerek kumsalmış gibi havuzlara girişlerin olduğu, yer yer belli yerlerden basamaklarla havuzlara girilen, içerisinde bir batık barın yer aldığı, sığ suların içerisine şezlonglarla güneşlenme alanların oluştuğu, infinity ve akrilik duvarların kullanıldığı bir alan. Neredeyse benim her projemde oldukça fazla yer verdiğim tüm detayları bu havuzda görmek mümkün.
| “Havuzlarımızın desen çalışmasında, kaymazlığın sağlandığı özel üretilmiş parçalarında, tutamağında, savağında, ızgarasında her türlü detayda son derece güvendiğim, beni özgür kılan, beni hiçbir şekilde sınırlandırmayan Serapool var.” |

Havuzun desenin çok önemli olduğunu söylediniz. Havuzun ortaya çıkan deseni konusunda nasıl bir süreç içerisinde bulundunuz?
Tasarımlarımda en çok özen gösterdiğim, en çok keyif aldığım kısım yüzme havuzları. Akra Fethiye The Residence’da da çok iddialı, bütün detayları gösterdiğim, bütün farklı imalatların bir arada olduğu çok güzel bir örnek havuzumuz var. Ziyaretçiler ve konuklar tarafından da oldukça yüksek beğeni alıyor. Biz de bununla gurur duyuyoruz tabi ki.
Havuzların formunun yanı sıra desenleri de çok önemli. Bu projenin, doğanın içerisinde, gerçekten doğal büyük bir su birikintisi gibi olmasını hayal ettim ve bir göl resmini referans olarak aldık. Bu göl resmini kendi formlarımıza adapte ettik ve gölün içindeki renkleri, tonlamaları, derinleştikçe giden koyuluk ve sığ arttıkça açılan renklerin tek tek şemalarını oluşturduk. Karolajlarını yaptık. Göl fotoğrafı içerisindeki renk tonlamaları, 5×5 cm Serapool markalı havuz porselenlerinin renk kartelasından seçilerek, tek tek 30×30 cm ebatlarda ve istediğimiz farklı oranlarda karışımlarla elde edildi. Her karenin içerisine giren renkleri, daha da zoom yapıp Serapool’un renk kartelasındaki taşlarla eşleştirdik ve her taşın oranını, her 30×30 cm plakanın oranını o renklere göre hazırladık ve bunlara bir numara verdik. Sanıyorum 10-12 farklı dizayn hazırlandı ve ürünler fabrikada bu sırlamaya göre dizildi, bu numaralarla şantiyeye geldi. Tasarımcı olarak her zaman yapılabilirlik, işi kolaylaştırmak özelliğimizdir.
Uygulama sırasında da uygulama ekibi sadece bizim eğrilerimizi, harita mühendisi aracılığıyla yere çizdi ve biz de bölge numaralarını belirttik. Dolayısıyla uygulamayı son derece hızlı ve kolayca tamamladılar.
Kullandığımız ürünler bize gerçekten bu hayali gerçekleştirmek için büyük destek verdi. Havuzlarımızın desen çalışmasında, kaymazlığın sağlandığı özel üretilmiş parçalarında, tutamağında, savağında, ızgarasında her türlü detayda son derece güvendiğim, beni özgür kılan, beni hiçbir şekilde sınırlandırmayan Serapool var.
“Havuz projelerimde modayı Serapool ile birlikte sürekli güncelliyoruz. Serapool benim en kıymetli materyalim”
Bu proje, yukarıdan baktığımızda birbirine geçmiş renkler, içinde birbirine karışmış birçok porselen parçalarından oluşuyor. Zor bir çalışma ve uygulama izlenimi yaratmış olabilir ama biz olayı hem imalatı yapan ve bizim için o fileleri dizen Serapool için hem de burada uygulamayı yapan bütün şantiye ekibi için olabildiğince basitleştirdik.
Serapool’un bu nadide havuzun ortaya çıkmasında gösterdiği efor ve bana olan inançlarından dolayı onlara sonsuz teşekkür ediyorum. Bundan sonraki projelerimizde de hâlâ devam eden projelerimizde de yine farklı desenler, farklı formlar, farklı tasarımlar peşindeyim. Bu hep böyle gidecek, yeter ki yanımda Serapool gibi bana inanan, vizyonu yüksek bir marka ve buradaki gibi kıymet bilen yatırımcılarımız olsun.
Havuz projelerimde modayı Serapool ile birlikte sürekli güncelliyoruz. Benim yanımdaki en kıymetli materyal diyebilirim. Serapool gerçekten vizyonuyla, bakış açısıyla, çalışkanlığıyla bizleri çok mutlu ediyor.





Bir cevap yazın