“Tüm Havuz Projeleri Mühendislik Temelli ve Denetlenebilir Olmalı”

Havuz sektörü; mühendislik, güvenlik, hijyen ve sürdürülebilirlik başlıklarının giderek daha fazla iç içe geçtiği çok disiplinli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümde standartların yalnızca tanımlanması değil, sahada doğru ve eksiksiz uygulanması da kritik önem taşıyor. Ulusal Havuz Enstitüsü (UHE) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Karaoğlu ile Türkiye’de havuz projelendirme süreçlerinden malzeme seçimine, işletme ve bakım kültüründen elektriksel güvenliğe, dijitalleşmeden enerji verimliliğine kadar sektörün bugünü ve geleceğini şekillendiren temel başlıkları ele aldık. Karaoğlu, UHE’nin vizyonunu “standartları okunan değil, uygulanan metinler hâline getirmek” olarak tanımladı.”
Ulusal Havuz Enstitüsü, sektörde standartların oluşması ve doğru uygulama bilincinin yaygınlaşması açısından önemli bir misyon üstleniyor. Bugünün ihtiyaçları ve sektörün dönüşen yapısı dikkate alındığında, UHE’nin vizyonunu ve önümüzdeki döneme dair temel önceliklerini nasıl tanımlarsınız?
Ulusal Havuz Enstitüsü’nün (UHE) bugünkü rolü, sektörü geleneksel mühendislik birikimi ile günümüzün teknoloji, güvenlik ve sürdürülebilirlik gereklilikleri arasında dengeleyen yönlendirici bir yapı oluşturmaktır. Havuzculuk artık yalnızca “yap ve teslim et” anlayışıyla ele alınabilecek bir alan değildir; standartlara dayalı, çok disiplinli ve insan sağlığını merkeze alan bir sistem yaklaşımı gerektirir.
Bu doğrultuda UHE’nin temel vizyonu; Türkiye’de havuz sektörünü uluslararası normlarla uyumlu, bilimsel temellere dayanan ve etik ilkeleri güçlü bir yapıya kavuşturmaktır. Önceliklerimizin başında, havuz yapım süreçlerinin mutlaka proje esaslı yürütülmesi gelmektedir. Konut, otel ya da umuma açık tüm havuzların; inşaat, makine, elektrik ve kimya disiplinlerini kapsayan onaylı projelerle hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
UHE’nin bir diğer önemli misyonu, sektörde etik rekabeti ve kalite güvencesini sağlamaktır. Zorunlu standartlar ve etkin denetim mekanizmaları, düşük kaliteli ve kayıt dışı uygulamaların önüne geçerken; nitelikli firmaların güçlenmesini sağlar. Eğitim ve sertifikasyon ise bu yapının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmezdir.
“UHE olarak temel yaklaşımımız; tüm havuz projelerinin mutlaka mühendislik temelli, denetlenebilir ve kayıt altına alınmış bir süreçle ilerlemesidir”
Havuz projelerinde tasarım aşamasında alınan teknik kararlar, yapının uzun ömürlü, güvenli ve sürdürülebilir olmasında belirleyici rol oynuyor. Türkiye’de havuz projelendirme süreçlerinde en sık karşılaşılan teknik hatalar nelerdir? Bu hataların önüne geçebilmek için UHE nasıl çalışmalar gerçekleştiriyor?
Türkiye’de havuz projelerinde en yaygın sorun, hâlâ projesiz veya yetersiz mühendislik hesaplarına dayanan uygulamalardır. Hidrolik hesapların doğru yapılmaması, yanlış ekipman seçimi ve hatalı sirkülasyon tasarımları; su hijyenini, enerji verimliliğini ve işletme maliyetlerini doğrudan olumsuz etkiler.
Elektrik projelerinin yeterince denetlenmemesi ise teknik bir eksiklikten öte, doğrudan can güvenliğini tehdit eden ciddi bir risk alanıdır. Buna ek olarak kısa ömürlü malzeme kullanımı ve eksik proje çizimleri, uygulama sırasında ek maliyetlere ve uzun vadede yüksek işletme giderlerine yol açmaktadır.
UHE olarak temel yaklaşımımız; tüm havuz projelerinin mutlaka mühendislik temelli, denetlenebilir ve kayıt altına alınmış bir süreçle ilerlemesidir. Proje–uygulama–denetim zinciri netleşmeden sektörde kalıcı kalite sağlanamayacağına inanıyoruz.
“Malzeme seçimi estetik bir tercih değil, uzun vadeli teknik bir sorumluluktur”
Havuzlarda doğru malzeme seçimi, yalnızca estetik değil; hijyen, güvenlik ve işletme maliyetleri açısından da kritik önem taşıyor. UHE olarak malzeme seçiminde hangi teknik kriterlerin vazgeçilmez olduğunu düşünüyorsunuz?
UHE bakış açısına göre malzeme seçimi estetik bir tercih değil, uzun vadeli teknik bir sorumluluktur. En temel kriter, su kimyasına dayanım ve hijyenik yüzey özellikleridir. Kullanılan malzemelerin test edilmiş, belgeli ve uzun süreli performansı kanıtlanmış olması gerekir. Kullanıcı güvenliği her zaman önceliklidir. Kaymazlık sınıfları belgelendirilmiş yüzeyler, doğru detay çözümleri ve mekanik dayanımı yüksek ürünler tercih edilmelidir. Ayrıca malzeme seçimi ilk yatırım maliyetiyle değil, toplam sahip olma maliyeti üzerinden değerlendirilmelidir.
“Doğru yerde doğru malzeme” prensibi UHE’nin temel yaklaşımıdır. Havuz içi, çevresi ve makine dairesi gibi alanlar farklı teknik gerekliliklerle ele alınmalı; özellikle elektrik ve aydınlatma ekipmanlarında IP68 gibi güvenlik standartları vazgeçilmez kabul edilmelidir.
Standartların varlığı kadar sahada doğru ve eksiksiz uygulanması da sektörün sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşıyor. TSE 13661 standardının uygulama süreçlerinde karşılaşılan temel sorunlar nelerdir? Bu standardın sahadaki denetlenebilirliğini artırmak için hangi adımlar atılmalı?
TSE 13661’in temel sorunu, yetersiz olması değil; sahada yeterince doğru uygulanmamasıdır. Standart çoğu zaman bir rehberden çok, formal bir zorunluluk olarak görülmektedir. Proje ile uygulama arasındaki uyumsuzluklar ve revizyonların kayıt altına alınmaması, denetlenebilirliği zayıflatmaktadır.
Denetimlerin tek seferlik ve belge odaklı yapılması da önemli bir eksikliktir. Oysa standart, süreç bazlı ve aşamalı bir denetim anlayışı gerektirir. Ayrıca sahada yetki ve sorumlulukların net tanımlanmaması, uygulamada ciddi boşluklar yaratmaktadır.
UHE açısından çözüm; uygulama rehberleri, eğitim ve sertifikasyon programları ile süreç bazlı denetim modellerinin yaygınlaştırılmasıdır. Standartların sahada “zorunlu olduğu için” değil, “doğru olduğu için” uygulanması hedeflenmelidir.
Nitelikli işletme ve bakım süreçleri, havuzların proje ömrü boyunca performansını belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Havuz operatörlüğü konusunda sektördeki teknik yeterlilik düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir havuzun gerçek kalitesi, teslim edildiği gün değil; yıllar boyunca nasıl işletildiğiyle ortaya çıkar. Türkiye’de operatörlük alanında en büyük sorun, ölçümlerin yapılmasına rağmen verilerin doğru yorumlanamamasıdır. Bu durum hem hijyen hem de güvenlik riskleri doğurmaktadır.
Elektrik sistemlerinde periyodik kontrollerin ihmal edilmesi ve otomasyon sistemlerinin verimsiz kullanımı da ciddi sorunlar arasındadır. UHE’ye göre ideal işletmecilik; sertifikalı, denetlenen ve çok disiplinli bir yetkinlik üzerine kurulmalıdır.
Önleyici bakım ve kayıt kültürü, sürdürülebilir işletmenin temelidir. İyi bir operatör, doğru projeyi uzun yıllar güvenle ayakta tutabilir; ancak zayıf bir işletme anlayışı en iyi projeyi dahi kısa sürede işlevsiz hâle getirebilir.
“Dijitalleşme, havuz sektöründe artık bir seçenek değil; operasyonel verimliliği ve güvenliği artıran teknik bir gerekliliktir”
Dijitalleşme ile birlikte bağlanabilir cihazlar ve akıllı havuz sistemleri hızla yaygınlaşıyor. Bu sistemlerin Türkiye’deki havuz projelerine entegrasyonunu teknik açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dijitalleşme, havuz sektöründe artık bir seçenek değil; operasyonel verimliliği ve güvenliği artıran teknik bir gerekliliktir. Ancak bu dönüşümün cihaz odaklı değil, proje temelli ve sistem bütünlüğü içinde ele alınması gerekir.
Akıllı sistemler projeye sonradan eklenen unsurlar değil, mekanik ve elektrik altyapısıyla birlikte tasarlanmalıdır. Dijitalleşmenin asıl katma değeri uzaktan kontrolden çok, verinin yönetime dönüşmesidir.
Sensörler, otomasyon ve bulut tabanlı platformlar sayesinde bakım, servis ve güvenlik süreçleri ölçülebilir hâle gelir. UHE açısından dijital dönüşüm; hata payının azalması, maliyetlerin düşmesi ve hizmet kalitesinin standartlaşması anlamına gelmelidir.
Karbon nötr ve çevreci havuz uygulamaları, global pazarda giderek daha fazla önem kazanıyor. Bir havuzun “enerji nötr” olarak tanımlanabilmesi için hangi teknik kriterleri karşılaması gerekir? Türkiye’de bu seviyeye ulaşan projelerin oranı nedir?
Enerji nötr havuz kavramı çoğu zaman yanlış kullanılmaktadır. UHE perspektifine göre enerji nötrlük, ölçülebilir ve doğrulanabilir verilerle tanımlanabilir. Elektrik, ısı ve yardımcı sistemlerin tüketimi ayrı ayrı izlenmeli ve kayıt altına alınmalıdır. Enerji verimli mekanik tasarım, ısı kayıplarının minimize edilmesi ve akıllı otomasyon sistemleri bu yaklaşımın temelini oluşturur. Yenilenebilir enerji entegrasyonu ise ancak bu altyapıdan sonra anlam kazanır.
Türkiye’de teknik olarak enerji nötr tanımına yaklaşabilen havuz projelerinin oranı %1’in altındadır. Bu projeler genellikle pilot veya özel yatırımlardır. Ancak artan enerji maliyetleri ve çevresel regülasyonlar, bu dönüşümü kaçınılmaz kılmaktadır.
“UHE açısından elektriksel güvenlik yalnızca teknik değil, etik bir sorumluluktur”
Havuzlarda elektriksel güvenlik konusunda sektördeki farkındalık düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu risklerin önüne geçebilmek için neler yapılmalı?
Elektriksel güvenlik, havuzlarda çoğu zaman görünmez olduğu için ihmal edilen ancak hayati sonuçlar doğurabilen bir konudur. Sektörde farkındalık hâlâ istenen seviyenin altındadır ve kazalar büyük ölçüde ihmalden kaynaklanmaktadır. Elektrik güvenliği proje aşamasında merkeze alınmalı; sertifikalı ekipman kullanımı, düzenli ölçüm ve periyodik kontroller zorunlu hâle getirilmelidir. Operatörlerin bilinçlendirilmesi ve yetkisiz müdahalelerin önlenmesi de kritik öneme sahiptir.
UHE açısından elektriksel güvenlik yalnızca teknik değil, etik bir sorumluluktur. Güvenlik, havuzda görünmeyen ama en hayati unsurdur.
2025 yılını geride bırakırken, 2026 öngörü ve hedeflerinizi nasıl özetlersiniz?
2025 yılı, UHE açısından sektörün kendini sorguladığı ve teknik farkındalığın belirgin biçimde arttığı bir yıl oldu. Standartların doğru uygulanması, eğitim ihtiyacı ve denetimin önemi daha görünür hâle geldi. 2026’nın temel hedefi, standartları sahada uygulanabilir hâle getirmek ve yetkinlik odaklı bir sektörel yapı kurmaktır. Eğitim, sertifikasyon, elektriksel güvenlik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ana gündem başlıklarımız olacak. Amaç; daha güvenli, daha nitelikli ve daha sürdürülebilir bir havuz sektörü inşa etmektir. UHE’nin hedefi sektörün önünde yürümek değil; sektörle birlikte doğru istikamette ilerlemektir.


Bir cevap yazın