• Skip to main content
  • Skip to footer

0216 367 00 15

info@havuzsauna.com

  • Facebook
  • Google+
  • Instagram
  • Twitter
  • YouTube

Havuz Sauna

Havuz Sauna

Periyodik Sektörel Dergi

  • ANA SAYFA
  • HABERLER
  • RÖPORTAJ
  • MİMARİ
  • YENİ ÜRÜNLER
  • HAVUZ
  • SAUNA
  • PEYZAJ-TASARIM
  • E-DERGİ ARŞİV
  • PROJE TANITIMI

Erkoç- Ospa’dan Tasarımdan İşletmeye Mükemmel Uyumu Yakalayan Yaklaşım: Erkoç–Ospa Modeli

Ocak 13, 2026 by cigdem Leave a Comment

Spread the love

Erkoç- Ospa’dan Tasarımdan İşletmeye Mükemmel Uyumu Yakalayan Yaklaşım: Erkoç–Ospa Modeli

Havuz sektörü, son yıllarda sadece estetik ve kullanıcı konforu üzerinden değil; hidrolik doğruluk, enerji ve su verimliliği, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve uzun vadeli işletme maliyetleri üzerinden de değerlendiriliyor. Erkoç–Ospa, mimari tasarım özgürlüğünü teknik doğrulukla birleştiren ve hem kamu hem de özel projelerde disiplinli bir mühendislik yaklaşımı benimseyen lider bir marka olarak bu dönüşümün öncülüğünü yapıyor. ERKOÇ-OSPA Genel Müdürü Ethem Erkoç ve ERKOÇ-OSPA LTD. Kurucu Ortağı, Mimar Nadire Erkoç ile modern havuz projelerinde kaliteyi, Erkoç–Ospa Modeli’ni, sürdürülebilirliği, dijitalleşmeyi konuştuk ve geleceğin havuzlarına dair vizyonlarını konuştuk.

 

Havuz sektörü, günümüzde mimari estetik ve kullanıcı konforu üzerinden hidrolik tasarım doğruluğunun yanı sıra, enerji ve su verimliliği, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve toplam sahip olma maliyeti gibi mühendislik parametreleri üzerinden de değerlendiriliyor. Bu çok boyutlu dönüşümün, sektörün proje tasarım anlayışı, uygulama standartları ve işletme süreçleri üzerindeki teknik etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Ethem Erkoç: Havuz sektörü, artık yalnızca işlev ve estetikten ibaret olmayan; mimari, hidrolik, enerji ve işletme boyutlarını bir araya getiren bütünleşik bir mühendislik alanına dönüştü. Bu dönüşüm, proje tasarımından uygulama standartlarına ve işletme süreçlerine kadar her aşamada kendini gösteriyor.

 

Hidrolik tasarım bugün yalnızca debi ve basınç hesaplarıyla sınırlı değil; kullanıcı konforu ve enerji verimliliği tasarımın merkezinde yer alıyor. Enerji verimli pompalar, değişken hızlı sürücüler, optimize edilmiş filtreleme sistemleri ve düşük kayıplı borulama çözümleri modern havuz projelerinin temel bileşenleri hâline geldi. Enerji modellemesi ise ısı pompaları, ısı geri kazanımı ve yenilenebilir enerji entegrasyonlarıyla artık standart bir tasarım kriteri olarak ele alınıyor.

Su verimliliği de çağdaş havuz tasarımının vazgeçilmez unsurlarından biri. Geri yıkama suyu geri kazanımı, otomatik seviye kontrolü ve kaçak izleme sistemleri standart hâline gelirken; malzeme seçimleri estetikten çok sürdürülebilirlik ve uzun ömür maliyeti üzerinden yapılıyor.

DIN 19643 ve EN 16713 gibi uluslararası normlar, uygulama standartlarının temelini oluşturuyor. Gelişmiş dezenfeksiyon teknolojileri ve sensörlerle desteklenen otomasyon sistemleri, uzaktan izleme ve veri odaklı işletme yönetimini mümkün kılıyor. Bugün sektörde temel yaklaşım, düşük ilk yatırım yerine uzun vadede güvenli, verimli ve düşük maliyetli sistemler kurmak üzerine şekilleniyor.

“Erkoç–Ospa Modeli sayesinde mimar özgürce tasarlıyor, mühendis güvenle uyguluyor, işletmeci düşük maliyetle çalışıyor ve kullanıcı yüksek konfor deneyimliyor.”

 

Günümüzde havuz projelerinde mimari tasarım ile mühendislik disiplinlerinin uyum içinde ilerlemesi her zamankinden daha kritik hale geldi. Erkoç- Ospa olarak özellikle büyük ve nitelikli projelerde mimar–mühendis iş birliğini nasıl sağlıyorsunuz? Bu süreçte mimari tasarımın özgürlük alanı ile mühendisliğin teknik gereklilikleri arasında dengeyi sağlarken hangi kriterleri önceliklendiriyorsunuz?

 

Ethem Erkoç: Bizim teknik yaklaşımımız ile Ospa’nın sistematik mühendislik kültürü birleştiğinde, ortaya gerçekten “mimarın hayalini bozmadan, mühendisliğin gereğini eksiksiz yerine getiren” bir iş modeli çıkıyor. Projenin en başında ortak bir masa kuruyoruz; özellikle büyük projelerde mimari konsept ortaya çıkar çıkmaz sürece dahil oluyoruz. Bu sayede havuzun konumu, konstrüksiyon detayları, mekanik oda yerleşimi, sirkülasyon ve hidrolik gereksinimler, mimari tasarımın içine daha ilk aşamada entegre ediliyor. Erken entegrasyon sayesinde ileride yaşanabilecek çakışmalar neredeyse tamamen ortadan kalkıyor.

 

Nadire Erkoç: Ospa teknolojilerini mimari tasarıma entegre ederek, kompakt, modüler ve yüksek verimli sistemlerle mimari özgürlük ile teknik gereklilik arasında güçlü bir denge kuruyoruz. Bu dengeyi üç temel kriter üzerinden yönetiyoruz.

 

İlk olarak güvenlik ve standartlar vazgeçilmezdir. Mimari yaklaşım ne kadar yaratıcı olursa olsun; DIN 19643 ve EN 16713 uyumu, hidrolik hız limitleri, filtrasyon kapasitesi, su kalitesi, dezenfeksiyon güvenliği ile elektrik ve mekanik emniyet konularında kesinlikle taviz vermiyoruz.

İkinci olarak hidrolik performans ve kullanıcı konforu gelir. Homojen sirkülasyon, ölü noktasız akış, sessiz çalışma, stabil su sıcaklığı ve düşük kimyasal tüketimi, mimari formdan bağımsız olarak mutlaka sağlanır. Bu koşullar yerine geldiğinde mimari tasarım alanı doğal olarak genişler.

Üçüncü kriter enerji ve su verimliliği ile işletme maliyetidir. Tüm tasarım kararlarını enerji tüketimi, su ve kimyasal kaybı, kullanım kolaylığı ve 20 yıllık toplam sahip olma maliyeti üzerinden değerlendiriyoruz. Mimari özgürlük, işletme verimliliğini düşürmediği sürece desteklenir.

Bu yaklaşım, “Mimarın hayalini koruyan, mühendisliğin gereğini eksiksiz yerine getiren” Erkoç–Ospa Modeli’ni ortaya koyuyor. Sonuçta mimar özgürce tasarlıyor, mühendis güvenle uyguluyor, işletmeci düşük maliyetle çalışıyor ve kullanıcı yüksek konfor deneyimliyor.

Sürdürülebilirlik bizim için üç boyutlu bir kavram: (1) Su, (2) Enerji, (3) Sistem ömrü ve işletme verimliliği. Bu üç alanı birlikte optimize etmeden gerçek sürdürülebilirlikten söz etmek mümkün değil.

Sürdürülebilirlik, suyla doğrudan ilişkili sektörlerde yalnızca çevresel bir hassasiyet değil, aynı zamanda bir mühendislik ve işletme meselesi haline geldi. Erkoç Ospa olarak sürdürülebilirlik yaklaşımınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

 

Ethem Erkoç: Sürdürülebilirliği; su, enerji ve sistem ömrü ile işletme verimliliği olmak üzere üç boyutlu bir bütün olarak ele alıyoruz. Bu üç alan birlikte optimize edilmeden gerçek sürdürülebilirlikten söz etmek mümkün değil. Su sürdürülebilirliğinde hedefimiz yalnızca tasarruf değil, suyun doğru mühendislikle korunması ve döngünün verimli şekilde yönetilmesi. Düşük su tüketimli filtrasyon sistemleri, geri yıkama suyunun geri kazanımı, kaçak izleme ve otomatik seviye kontrolü ile su kayıplarını azaltıyoruz. Kimyasal tüketimini düşüren dezenfeksiyon teknolojileri sayesinde hem su kalitesini koruyor hem de çevresel yükü minimize ediyoruz.

 

Enerji sürdürülebilirliğinde ise ekipman seçiminden çok sistemin tamamının verimli çalışmasını esas alıyoruz. Yüksek verimli pompalar, değişken hızlı sürücüler, ısı geri kazanım çözümleri, ısı pompaları, yenilenebilir enerji entegrasyonları ve düşük kayıplı hidrolik tasarımlar bu yaklaşımın temelini oluşturuyor. Akıllı otomasyon sistemleriyle enerji tüketimini sürekli optimize ediyoruz.

Sürdürülebilirliği tasarım aşamasıyla sınırlamıyor, işletme sürecine de taşıyoruz. Enerji, su ve kimyasal tüketimini gerçek zamanlı izleyerek, filtrasyon döngülerini otomatik olarak optimize ediyor, uzaktan arıza teşhisiyle gereksiz duruşları önlüyor ve işletme süreçlerini standartlaştırıyoruz. Böylece sürdürülebilirlik, sistemin tüm yaşam döngüsüne yayılan kalıcı bir işletme kültürüne dönüşüyor.

Enerji maliyetlerinin giderek arttığı bir dönemde, havuz sistemlerinde enerji verimliliği hem mühendislik hem de yatırım açısından daha kritik hale geliyor. Ospa-Erkoç olarak pompa, filtrasyon ve ısıtma sistemlerinde enerji verimliliğini artırmak için hangi çözümleri öne çıkarıyorsunuz? Projeye özel ürün seçimlerini hangi teknik kriterlere göre yapıyor ve ilk yatırım maliyeti ile uzun vadeli işletme kazançları arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?

 

Ethem Erkoç: Bu soru tam da Erkoç–Ospa’nın teknik duruşunu ve projelerdeki mühendislik yaklaşımını en net şekilde anlatabileceğin alanlardan biri. Enerji maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir dönemde, havuz sistemlerinde enerji verimliliği artık “ekstra bir özellik” değil, tasarımın ve işletmenin merkezinde yer alan bir zorunluluk. Bizim için enerji verimliliği: Pompa, filtrasyon ve ısıtma sistemlerini bir bütün olarak optimize eden, projeye özel mühendislik hesaplarına dayalı, uzun vadeli işletme maliyetini minimize eden bir tasarım felsefesidir.

“Dijitalleşmeyi sadece bir ‘kontrol kolaylığı’ olarak değil, havuzun tüm yaşam döngüsünü optimize eden bir mühendislik aracı olarak ele alıyoruz

Bağlanabilir ve akıllı sistemler, bakım süreçlerini daha planlı ve verimli hale getirebiliyor. Dijitalleşmenin havuzların bakım kolaylığı ve uzun vadeli performansı üzerindeki etkisi nedir? Ospa-Erkoç olarak bağlanabilirlik noktasında nasıl çözümler sunuyorsunuz?

 

Ethem Erkoç: Bu alan, Ospa–Erkoç’un en güçlü olduğu konuların başında geliyor. Dijitalleşmeyi yalnızca bir kontrol kolaylığı değil; havuzun tüm yaşam döngüsünü optimize eden bir mühendislik aracı olarak ele alıyoruz. Bu sayede arızalar oluşmadan müdahale edebiliyor, proaktif bakım uyguluyor, su kalitesini gerçek zamanlı izleme ile stabil tutuyor, enerji ve su tüketimini optimize ediyor ve işletme süreçlerini standartlaştırıyoruz. Böylece sistemlerin uzun vadeli performansı ve kullanım ömrü önemli ölçüde artırılıyor.

Erkoç–Ospa Akıllı Sistem ve Bağlanabilirlik Çözümleri:

  • Ospa BlueControl 5 Web®: Filtrasyon, dezenfeksiyon, ısıtma, aydınlatma, su seviyesi ve enerji yönetimi gibi tüm teknik bileşenleri tek bir platformda toplayarak merkezi ve entegre bir havuz yönetimi sunar.
  • Ospa BlueCheck®: Özellikle büyük tesislerde birden fazla havuzun uzaktan izlenmesini sağlar; arıza teşhisi, performans analizi ve uzaktan teknik destekle hızlı ve doğru müdahale imkânı sunar.
  • CompactControl Web®: Küçük ölçekli havuzlar için geliştirilmiş, temel fonksiyonları kapsayan, güvenli ve verimli bir akıllı kontrol çözümüdür.
iphone blue 2

“Standartlar sadece bir kural seti değil; uzun ömürlü, güvenli ve verimli bir havuzun bilimsel çerçevesini oluşturur”

 

Havuz projelerinde kalite çoğu zaman yalnızca kullanılan malzeme üzerinden değerlendiriliyor. Oysa uzun ömürlü ve sorunsuz çalışan sistemler için tasarım, uygulama ve işletme süreçlerinin tamamı önem taşıyor. Sizce gerçek kalite hangi aşamalarda ortaya çıkıyor; standartlara uygunluk ve iyi mühendislik uygulamaları bu süreçte nasıl bir rol oynuyor ve uzun ömürlü bir havuz sistemi için olmazsa olmaz temel kriterleri nasıl sıralarsınız?

 

Ethem Erkoç: Kalite bir ürün değil, bir süreçtir. Ve Erkoç–Ospa’nın yıllardır sahada fark yarattığı alan tam olarak burasıdır: Malzeme kalitesini güçlü bir mühendislik kültürü, doğru uygulama ve disiplinli işletme süreçleriyle birleştirmek. Kaliteyi üç aşamada ele almak gerekir: tasarım, uygulama ve işletme. Bu üç unsur birbirini tamamlamadıkça, ‘kaliteli malzeme’ tek başına hiçbir şey ifade etmez. Standartlar (DIN 19643, EN 16713) sadece bir kural seti değil; uzun ömürlü, güvenli ve verimli bir havuzun bilimsel çerçevesini oluşturur. Standartlara uygunluk, kaliteyi garanti eden asgari eşiği belirlerken, iyi mühendislik bu eşiği aşarak sistemi verimli, güvenli ve uzun ömürlü hâle getirir.

“Bizim anlayışımıza göre, teknik doğruluk ve kaliteyi merkeze alan profesyoneller için bu dönem aslında büyük bir fırsat”

Türkiye havuz sektörünün bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut güçlü ve gelişime açık alanları da dikkate alarak, ilerleyen dönemlerde sektörü en fazla etkileyecek başlıkların neler olacağını düşünüyorsunuz ve bu dönüşüm sürecinde genç mühendisler ile sektöre yeni giren profesyonellere önerileriniz nelerdir?

 

Ethem Erkoç: Türkiye havuz sektörü son 10–25 yılda ciddi bir dönüşüm geçirdi. Artık iş sadece “havuz yapmak” ile sınırlı değil; mühendislik, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimi ekseninde çok daha profesyonel bir yapıya doğru ilerliyor. Bizim anlayışımıza göre, teknik doğruluk ve kaliteyi merkeze alan profesyoneller için bu dönem aslında büyük bir fırsat.

Türkiye havuz sektörünün bugün güçlü yanları arasında uygulama tecrübesi ve saha hakimiyeti, estetik ve mimari beklentilerin yükselmesi, teknolojiye ve otomasyona artan ilgi ve uluslararası markalarla entegrasyon yer alıyor. Özellikle Ospa gibi global markaların Türkiye’de güçlü temsilcilerle çalışması, sektörün teknik seviyesini önemli ölçüde yukarı taşıyor.

Genç mühendisler ve yeni profesyonellere tavsiyem şunlar: Standartları iyi öğrenin, hidrolik tasarım konusunda uzmanlaşın, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanlarında kendinizi geliştirin. Dijitalleşme ve otomasyon bilgisi artık temel bir yetkinlik; bunu derinlemesine öğrenmek kritik. Saha tecrübesi ile teoriyi birleştirin, mimarlarla etkin iletişim kurmayı öğrenin ve etik duruş ile kalite kültürünü benimseyin. Bu yaklaşım, sizi uzun vadede ayakta tutacak en önemli unsurdur.

Belediye ve kamu kurumlarına ait havuz projelerinde; bütçe kısıtları, yoğun kullanım, bakım sürekliliği ve mevzuata uyum gibi başlıklar özel projelere kıyasla daha belirleyici hale geliyor. Erkoç Ospa olarak bu tür projelerde hangi mühendislik ve sistem çözümlerini önceliklendiriyorsunuz? Sizce kamu havuzlarında uzun ömürlü, güvenli ve sürdürülebilir bir işletme için en kritik konular neler?

 

Ethem Erkoç: Belediye ve kamu havuzları, özel projelere göre çok daha zorlu bir denklem içeriyor: yüksek kullanıcı yoğunluğu, sınırlı bütçeler, kesintisiz işletme zorunluluğu, mevzuat baskısı ve sürekli bakım ihtiyacı.

 

Kamu havuzlarında Erkoç–Ospa olarak önceliğimiz, bu zorlukları karşılayan sistematik bir mühendislik yaklaşımı. Dayanıklı, düşük bakım gerektiren ve uzun ömürlü ekipman seçimi, yüksek kullanıcı yoğunluğuna uygun filtrasyon ve dezenfeksiyon kapasitesi, enerji verimliliği odaklı sistem tasarımı, dijital izleme ve uzaktan yönetim ile mevzuata ve standartlara uygun tasarım bu yaklaşımın temel taşlarını oluşturuyor. Tüm bu kriterler, bizim kamu havuzlarındaki mühendislik anlayışımızın merkezinde yer alıyor.

2025 yılını geride bıraktık. 2025 yılı Erkoç- Ospa için nasıl geçti? 2026 yılı için beklenti ve hedefleriniz nelerdir?

 

Ethem Erkoç: Bizim için 2025 yılında en ilginç iş, Amerika-Bahamalar’da yürüttüğümüz büyük bir projeydi. Bugüne kadar çalıştığımız en uzak coğrafyayı kapsayan bu projede, sürecin tüm aşamalarında aktif rol aldık. Bahamalar’da yüksek kaliteli bir Ospa tekniğini kurduk ve yıl sonunda projeyi işletmeye açtık. 2026 yılı ise önemli bir yoğunluğu beraberinde getiriyor; hem yurt içi hem de yurt dışındaki birçok büyük projeyi yürütüyoruz. Umarım sektör için sorunsuz ve başarılı bir yıl olur.

 

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Ethem Erkoç: Havuz sektöründe gerçek kalite, doğru mühendislik, standartlara uyum, enerji ve su verimliliği, dijitalleşme ile sürdürülebilir işletme kültürünün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Erkoç–Ospa olarak biz, mimari tasarım özgürlüğünü teknik doğrulukla buluşturan, uzun ömürlü ve güvenli sistemler üreten; kamu ve özel projelerde aynı disiplinle çalışan bir mühendislik yaklaşımını benimsiyoruz. Geleceğin havuzları daha akıllı, daha verimli, daha hijyenik ve daha sürdürülebilir olacak ve biz de bu dönüşümde hem tasarım hem uygulama hem de işletme tarafında öncü rol oynamaya devam edeceğiz.

 

Category iconRöportaj

Reader Interactions

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


sekiz − = yedi

Dergimize reklam vermek ister misiniz?

Markanızın tanıtımını yaparak sektördeki yerinizi sağlamlaştırın...

İLETİŞİM

Footer

Merkez

İdealtepe Mahallesi Denizciler Sokak
No: 14/5
Maltepe / İSTANBUL

0216 367 00 15

info@havuzsauna.com

Künye

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Bayram Yıldız
bayram@havuzsauna.com Editör
Eda Gedikoğlu
eda@havuzsauna.com Sosyal Medya ve Data Yönetim Sorumlusu
Alihan Kurut alihan@havuzsauna.com Grafik Tasarım
Emin Petek

Lokasyon

  • Facebook
  • Google+
  • Instagram
  • Twitter
  • YouTube

Copyright © 2026 Kariyer Medya Yayıncılık Reklamcılık ve Tanıtım Hizmetleri