Üç Taş Marketing

Üç Taş Marketing

ÜÇ TAŞ MARKETING

Ya gerçekten etkili olan bir stratejik pazarlama, hepimizin bildiği çocuk oyunu üç taş kadar kolaysa? Marketing dünyasına adım atan herkes bir “varsayımlar” dünyasıyla karşı karşıya olduğumuzu biliyor. Bu dünyanın içinde finansal, profesyonel, sanatsal ve kişisel olarak ihtiyaçlarınızı tamamen karşılayan bir şirket yaratmanızı sağlayan çalışkanlığa, azme ve tutkuya karşı keskin bir iç görüye sahipsiniz. Aksi halde yol almanız pek mümkün olmazdı. Size daha fazla keyif, daha fazla memnuniyet ve evet, daha fazla para sağlayarak işinizin büyümesine yardım eden Organik Marketing sistemi de böyle bir iç görüyle filizlendi.

Bu sistem, aldatıcı şekilde basit görünüyor. Sizin ve/veya işinizin bir kısmını temsil eden ve üzerinde dokuz adet kare olan basit bir üç taş panosuyla başlıyor. Bu durumda Üç Taş Marketing panosunun düzenlenme şeklinde bulunan sır nedir? Sihir, marketing çabalarınızı üç kategoriye ayırmanızda saklı:

Kişisel, iş ve evren. Panonun yatay ve dikey eksenlerini her bir kategori ile beraber düzenliyoruz. Aynı geleneksel üç taş oyununda olduğu gibi, kâr eden bir kampanya ya da marketing stratejisi, aşağı yukarı, karşılıklı veya çapraz ne şekilde olursa olsun üç kareyi bir sırada başarılı şekilde birleştirme ile sağlanıyor. Üç taş konseptini kullanmak, yeni takipçilere ulaşmanıza, yeni ilişkiler kurmanıza ve işinizi inşa etmenize yardım etmek için tasarlanmış görsel bir stenografi yaratır.

ORTADA BULUNAN KARE: SİZ

Başlamak için hepsinden önemli olan, ortada yer alan ve sizi temsil eden kareyi seçmek. Bu kare, etrafında her şeyin döndüğü kilit noktadır.

Bu kare hakkında düşündüğünüz zaman, kendi işiniz için ideal olan vizyonunuzu hayal edin. İşinizin nasıl olmasını istiyorsunuz? İşinizde ne görüyorsunuz? Bu size ne hissettiriyor? İşiniz müşterilere nasıl görünüyor? Peki ya özgeçmişiniz; ekibiniz işinizi nasıl görüyor? İşiniz onları ve müşterilerinizi nasıl hissettiriyor?

İşinizde kendinizden ne kadar eminsiniz? Dış etkenlerin perspektifinizi değiştirmesine izin veriyor musunuz? Rekabete bakıyor ve başka birinin sizden daha büyük olduğunu, daha çok araca ve yeteneğe sahip olduğunu görüyor ve bunun sizi etkilemesine izin veriyor musunuz?

Size ait olan bu merkezi kare, üzerine kafa yormak için en çok zamanı harcamanız gereken karedir. Bu kare, büyüme ve değişme sürecinizde her zaman gelişim halinde kalacaktır. Bu sürece başlarken işinizin vizyonunu net bir şekilde tanımlamak için vakit ayırın. Diğer karelere doğru ilerlerken kendiniz hakkında daha fazlasını keşfettikçe ve her şey daha çok netlik kazandıkça, bu kareye tekrar tekrar dönmek isteyeceksiniz.

İKİNCİ KARE: HEDEF TAKİPÇİLERİNİZ

“Müşteri her zaman haklıdır. Haksız oldukları zaman hariç.” Bu yeni bağlantı ekonomisinde, iş yapmak için kimi seçtiğiniz, ne yapmaya karar vermeniz kadar önemli. Potansiyel işi geri çevirmek sezgilerinize karşı gelse bile, herkes müşteriniz olmamalı.

Ruhunuzu gerçek anlamda besleyen bir iş yaratmak, piyasadaki gerçek değerinizi bilmenizle ve sadece değerinizi gerçekten anlayan müşterilerle çalışarak bu değeri onurlandırmanızla başlar. Mevcut en iyi ve favori müşterileriniz kimler? Bu müşterilerden daha fazla ister misiniz? (Eğer cevap açık değilse, lütfen zaman ayırarak vizyonunuzu tekrar değerlendirmek ve kiminle çalışmak istediğiniz konusunda daha spesifik düşünceler geliştirmek için tekrar orta kareye dönünüz.)

Bu kareyi düşündüğünüz zaman, şu anda sahip olduğunuz müşterileri düşünmeye saplanmayın; Al ve benim bu süreçte keşfettiğimiz gibi bunlar sizi ileriye götürecek ideal müşteriler olmayabilirler. Onun yerine, ilk karede iş vizyonunun hakkında öğrendikleriniz ışığında ideal müşterilerinizin nasıl oldukları hakkında kafa yorun. Müşterinizi açık şekilde tanımlayarak aradığınız idel müşteriyi gerçekten etkileyecek spesifik ve uygun marketing mesajları oluşturabildiğinizi de göreceksiniz.

ÜÇÜNCÜ KARE: MÜŞTERİNİZ GİBİ DÜŞÜNÜN

Birçoğumuz kitle piyasasına başvurarak işimizi başlatırız. Temel bütçeler için temel havuz tasarımları anlamına gelen endüstrimizde hiçbir şey gerçekten özel ya da eşsiz değil, ancak birçok müşteri almaya istekli ve alma yetisine sahip. Hacim sizin için önemliyse, bu iş modeli sizin için uygun.

Eğer daha yaratıcı ve özel çözümler üretmeyi arzuluyorsanız, daha küçük ama son derece ilginç bir müşteri tabanına sahipsiniz. Bu müşteriler kesinlikle sabit bütçeli, “havuzun” ne anlama geldiği konusunda beklentileri olan tipik kitle piyasası müşterisi değiller. Bu durumda sorulacak soru: “Denemek istediğim bu farklı şeyi yapmak için benimle anlaşmaya istekli bir müşteriyi nasıl bulabilirim?”

Bunun, ideal müşterinizin neye ihtiyacı olduğu ya da ne istediğini yansıtan doğru hikayeyi anlatmakla sağlanacağına inanıyoruz. Dünya çapında uzmanlaşmış çoğu büyük firma için ideal müşteri, yalnızca bir havuz sahibi olmak değil, arka bahçesinde bir yaşam tarzı yaratmak isteyen müşteri. Bunu anladıktan sonra, arka bahçe deneyimlerini ve bu yaşam tarzının ne kadar eğlenceli olduğunu anlatan hikayelerle, özel takipçileriniz arasında yankı uyandıran pazarlama mesajları oluşturabilirsiniz. Sonuç olarak bir tarz ve marka hikayesi inşa etmeye başlarsınız. Peki ya siz? İdeal müşteriniz aslında ne istiyor ve hikayenizi anlatmak için piyasanızı nasıl bilgilendirebilirsiniz? Sadece besleyici bir şey mi, yoksa şahane bir şey mi istiyorlar? Hızlı bir araba mı istiyorlar, yoksa sadece A’dan B’ye ulaşmak mı istiyorlar? Daha fazlasını mı yapmak istiyorlar, yoksa sadece daha kolay/daha hızlı mı yapmak istiyorlar? Müşteriniz gibi düşünmek için ne kadar zaman harcıyorsunuz? Bunu ne kadar sık ve spesifik olarak yaparsanız, müşterileri işinize doğru çekecek doğru pazarlama mesajını bulmanız da o kadar mümkün olacaktır.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*


− üç = dört